
Azerbaycan'ın başkenti Bakü'yü 1918 yılında Ermeni-Bolşevik işkalinden kurtarırken şehit düşen Türk İslam ordusu askerlerinin anısına dikilen anıttaki bayrakların inmesi muhalefet partilerinin tepkisine yol açtı.
Azerbaycan parlamentosu yakınlarında bulunan mozolenin bayraksız görüntülerini yayımlayan yerel ‘ANS’ televizyonu yönetimden bu konuda hiçbir açıklama gelmediğine dikkat çekerek, kararın anıtın hemen yanıbaşındaki meydanda süren tamirat çalışmaları nedeniyle verilmiş olabileceğini kaydetti.
Muhalif Müsavat partisi ise Türk bayraklarının çıkarılması olayını kınayarak, “Bakü yönetiminin bu adımı sadece Ankara hükumetine karşı değil, tüm Türkiye’ye yönelik bir faaliyetdir. İkili ilişkilerdeki gerginlik bile bu denli ciddi siyasi hataların yapılması için neden olamaz” açıklamasında bulundu.
Doğalgaz Kartını açtı
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Türkiye'ye uzun yıllardan bu yana dünya piyasalarının 3'te 1'i oranında düşük fiyatla doğalgaz sattıklarını belirterek, “Buna hangi ülke razı olabilir? Bu hiçbir mantığa sığmayan bir meseledir” dedi.
Cumhurbaşkanı Aliyev, Azerbaycan’da son 9 aylık sosyal ve ekonomik gelişimin değerlendirildiği toplantıda Azeri doğalgazının Avrupa'ya ihracı ve Türkiye ile sürdürülen alım-satım ve transit görüşmelerini değerlendirdi. Azerbaycan'ın Avrupa Birliği pazarına doğalgaz ihraç etmeye hazır olduğunu ancak 2 yıla yakın süreden bu yana bu imkanlardan Türkiye ile sürdürülen görüşmelerin sonuçlanmaması nedeniyle bu konuda ilerleme sağlanamadığını anlatan Aliyev, şöyle dedi: “Ne yazık ki 2 yıla yakındır, biz bu imkanlardan mahrum kaldık.
Bunun esas sebebi de ‘efsuslar' olsun ki (teessüfler olsun ki) Türkiye ile Azerbaycan arasında transit meselesinin çözümlenememesidir. Azerbaycan bütün ülkelerle dost, hem de tarafdaş ülkelerle ilişkilerini karşılıklı çıkarlar üzerine kuruyor. Başka ülkeler ilk olarak kendi çıkarlarını nasıl kolluyorlarsa, biz de elbette başta kendi çıkarlarımızı kolluyoruz. Ama bunu kollarken bizim tarafımızdan yapılan teklif dünya pratiğine dayanıyor. Hem fiyat hem de tarifeler (vergi, rüsum) bakımından. Hiç kimseye sır değil ki; Azerbaycan uzun yıllardır Türkiye'ye doğalgazı dünya fiyatlarının 3'te 1'i değerinden satıyor. Hangi ülke kendi kaynaklarını, özellikle bu ortamda dünya fiyatlarının yüzde 30'una satar ve bunu kabul edebilir? Yani bu, hiçbir mantığa sığmayan meseledir. Geçen yılın Nisan ayından bugüne kadar yapılan çok sayıda görüşmelerde ne yazık ki hiç bir neticeye gelemedik. Biz istiyoruz ki doğalgazımız dünya fiyatlarından olmasa da hiç olmazsa ona yakın fiyata alınsın. Rusya gazının fiyatı ile aynı olmasa da hiç olmazsa ondan yüzde 8, yüzde 10 aşağı olsun ama yüzde 50 olmasın. Hangi ülke bununla razılaşır?”
Nabucco Projesi’ni ilk aşamada beselemesi düşünülen Şahdeniz-2 Projesi ile ilgili olarak da bilgi veren Aliyev, bu projeyle Azerbaycan ekonomisine 20 milyar dolarlık yabancı yatırım geleceğini ancak iki yıldır bu projeye başlayamama sebeplerini de şöyle anlattı: “Burada bizim Şahdeniz Konsorsiyumu'nun ortakları da haklılar. Gaz üretimi kesin bir pazara bağlanmalıdır. Doğalgaz üretimi petrol üretiminden farklıdır. Petrolü ürettip, boru hattı varsa çıkarsın dünya pazarına, kime istersen dünya fiyatından satarsın. Ama doğalgaz ticareti böyle değil, kesin bir pazara dayanmalıdır. Bütün tarifler, fiyatlar, gazın miktarı çeşitli formlara göre belirlenmelidir. Şahdeniz-2’nin iznini veremiyoruz. Böylelikle, Azerbaycan ekonomisi çok büyük kayıplarla karşılaşıyor. Bu, kaybedilmiş kazanç, kayıp demektir. Bundan 2 yıl evvel başlasaydık, 2 yıl önce doğalgaz çıkarsaydık konsorsiyum ortakları da daha çok para kazanırdık. Şimdi biz vakit kaybediyoruz. Bu mesele çok ciddidir.
Azerbaycan ve onun tarafdaşları, dünyanın önde gelen petrol şirketleri bu üretime başlamaya hazırdır. Hatta en yoğun kriz döneminde de Azerbaycan ekonomisine 20 milyar dolar yatırım yapmaya hazırlar. Çünkü onlar bize inanıyorlar. Artık bizim işbirliğimiz, ortaklığımız sınavdan geçti. Ancak biz suni şekilde yaratılan sebepler yüzünden bunu gerçekleştiremiyoruz. Hem fiyat hem de tarifeler bizi tatmin etmiyor ve Azerbaycan teklif edilen fiyatla hiçkimseye gazını satmayacak.” Aliyev, tarif haklarının uluslararası tecrübeye dayanması gerektiğini, kendilerine teklif edilen tarife rakamlarının (vergi,rüzum) bölgede mevcut olan tarifelerden yüzde 70 yukarıda olduğunu anlatırken, şöyle konuştu: “Niçin biz para kaybetmeliyiz? Bu mesele sadece bizi değil bizim Avrupalı tarafdaşlarımızı da çok ciddi düşündürüyor.
Şahdeniz-2 Konsorsiyumu'nun ortakları da çok rahatsızlar. Çünkü Şahdeniz’le ilgili kontrat 2006 yılında imzalandı ve müddeti var. 2026 yılında konsorsiyum ortaklarının bu yatakla ilgili bütün hakları sona eriyor. Ancak eğer biz bugün Şahdeniz-2 Projesine başlasak en iyi ihtimalle, oradan ilk gazı 2015 yılında göreceğiz. 2015'den 2026’ya kadar toplam 11 yıl zaman var. Şahdeniz yatağının minimal rezervi 1 trilyon 200 milyar metreküptür. Yani bu 1 trilyon 200 milyar metreküp gazı çıkartmak için Şahdeniz’den yılda 100 milyar metreküp gaz üretilmesi gerekiyor. Bu da mümkün değil. Biz istiyoruz ki, yabancı ortaklarımızla işbirliğimiz daha da derinleşsin. Bu ortaklık hem bize hem de yabancı şirketlere hayırdan başka hiç bir şey getirmiyor. Yabancı şirketler acele ediyor. Avrupa Birliği bize acele ettiriyor. Bu mesele her defa bütün görüşmelerde müzakere ediliyor. Böyle bir durumda transit konusunun çözümlenmemesi ve bizim karşımıza en baştan kabul edilmeyecek şartların koyulması (Türkiye tarafından) aslında, bu güzel, dünya çapında, çok yararlı projenin bozulmasına yol açabilir.”
Rusya ve İran alternatifi
Son iki yıldır bu meseleyi abartmadan, dostça çözmeye çalıştıklarını belirten Aliyev, “Bizim imkanlarımız tükendi ve bize verilen teklif Azerbaycan tarafından hiç bir zaman kabul edilmeyecek. Böyle bir durumda alternatif yollar araştırmaya çalışmalıyız. Bu yollar da var” dedi.
Bu amaçla pratik olarak çalışmaya başlandığını ve Rus Gazprom şirketi ile yapılan anlaşmayla Rusya pazarına yılbaşından itibaren gaz sevkine başlanacağını kaydeden Aliyev, “İhraç edilecek gazın miktarı taraflar arasında razılaştırılacak. Biz evvelce çok aşağı, tevazükar rakamlarla başladık, ancak bu ihracatın yukarı rakamı yoktur. Ne kadar olsa o kadar da ihraç edeceğiz” diye konuştu.
Rusya’ya gaz ihracatının Azerbaycan için avantajlı olduğunu söyleyen Aliyev, bu ülke ile aralarında transit ülke bulunmadığını ve mevcut bir doğalgaz boru hattının bulunduğunu hatırlattı. Rusya Azeri doğalgazına verdiği fiyatın da iyi olduğunu belirten İlham Aliyev, “Niye biz bundan yararlanmayalım?” diye sordu.
İran’a gaz ihracatı konusu üzerinde de çalıştıklarını ve bu ülke ile de transit sorun bulunmadığını belirten Azeri lider, “İran Türkmenistan’dan gaz alıyor. Niye Azerbaycan’dan almasın? Biz İran’a petrol ürünleri satıyoruz. Niye gaz satmayalım?” dedi.
Azeri gazının Avrupa’ya Gürcistan üzeriden Karadeniz limanları vasıtasıyla ihracı için de teklifler aldıklarını ve buna prensip olarak olumlu baktıklarını kaydeden Aliyev, “Bizim üç boru hattımız olmasaydı, bugün Azerbaycan petrolünün ihracı konusunda büyük problemler ile karşılaşabilirdik. Biz doğalgaz sahasında da aynı politikayı takip edeceğiz” diye konuştu.
Esenler Haber
Esenler Haber
Esenler Haber
Esenler Haber
Henüz Yorum Yapılmamış