Aradan yıllar geçtikten sonra bugün aynı yolu tekrar yürüdüm, cıvıl cıvıl vitrinlere bakarak hiç sıkılmadan Davutpaşa caddesine ulaşınca aslında Esenler'de hiçbirşey olmuyor demenin bir haksızlık olduğunu düşündüm.
Bugün Esenler'de birşey olmuyor demeden önce tıka basa dolan ve büyüyen bu esenler nüfusuna bakıp neredeyse tüm Türkiye'den göç alan bir bölgeden Esenler'den söz ettiğimizi unutmamak gerekir. Nüfusu her geçen gün artmasına rağmen geliri değişmeyen üstelik masrafları ve ihtiyaçları çığ gibi büyüyen İstanbul'un göbeğindeki koca bir Anadolu'dan Esenler'den söz ediyor olmanın bilincini taşımak gerekiyor, yoksa bol keseden atarak sadece eleştirmek basitlliğine düşmenin kimseye faydası olacağını düşünmüyorum.
Bugün Atışalanı caddesinden Davutpaşa'ya kadar yürüyünce gençlik yıllarımda özlediğim herşeyin bugün Esenler'de olduğunu görüp mutlu oldum... Ama bugün benimle aynı caddede yürüyüp gördüğü güzellikler karşısında mutsuz olan biriyle karşılaşırsanız sakın şaşırmayın, onlar Esenler'de geçmişten beridir gelen koltuk kapma yarışında arka sırada kalanlardır. Mutsuz olmalarının ve herşeyi karalamalarının sebebi, Esenler'in kaderinden değil, Esenler hizmet gördükçe onlardan gitgide uzaklaşan makam ve koltuk hayalleridir.
Bu yüzdendir Onlar kendilerini bu hayalden uzaklaştıran her güzel hizmete kızarlar.
Saygılarımla
Gökhan TAŞTAN
18 Nisan 2010


