Ey gidi Kazakistan, Ey gidi Türk soyu
Köşe Yazarımız Ozan İsa Koç'un yeni yazısı. Ozan İsa Koç Kazakistan'a yaptığı bir ziyaret sırasındaki hatıralarını siz okuyucularımız ile paylaşıyor.
18 Mayıs 2012 07:27
kultur as
Ey gidi Kazakistan, Ey gidi Türk soyu

İsa Koç'un yeni yazısı


Ey Gidi Kazakistan ve Kazak Güzeli Maral, Ey Gidi Türk Soyu..

Sayın okurlarım yine sizlerle olmaktan büyük keyif alıyorum.

Yaklaşık bundan üç dört ay önce Kazakistan’a gittim sebebi ise dünya Türksoy diye bir Türk kuruluşu var; Ankara’da da şubesi var. Orada kültür bakanlığı aracılığı ile Türkiye’den beni seçmişler gittik. Uçakla 6 saat uçtuktan sonra Başkent Almaata’ya indik. Hakikaten güzel bir şehir her taraf yeşil yollar geniş, kaldırımlar bizim buradaki yollar kadar. 17 milyon nufusu var. Yüz ölçümü bizim Türkiye’nin  üç katı ancak şunu söylüyeyim. Oraya gittiğim an hemen Türkiyemi özlemeye başladım.

Çarşıya indik bizim laleli ve merter kıyafetlerini gördüm duygulandım. Sonra bir uçağa daha bindik 1 saat 20 dakika daha uçtuktan sonra Kızılorda diye bir şehre indik orada çöl kır tuzlu toprak tuzlu su gözünün tuttuğu yer düz kır. Çörtük, çörtük otlar. En uzun ağaç bir buçuk metre insanlar fakir. Çarşıda geziyorum benim giyimimi görenler (Atatürk altın rozeti ve kravat iğnemle) beni parlamenter sanmışlar. İnsanlar ve en çok hanımefendiler beni gördüklerin de saygıya geçtiler. Çok şaşırdım ve biraz dolaştıktan sonra otelime döndüm.

Akşam oldu yemeğe toplandık büyük bir sini içinde nar gibi kızarmış etler geldi tam aldım baktım ki yanda bir kelle. Allah Allah şaşırdım kellenin kulakları var boynuzu yok birde baktım ki hem altta hem üste dişleri var. Yanımda oturan millet vekiline bu ne eti diye sordum, adam bir şahlandı bir kişnedi anladım ki at eti. Ben yemem dedim... bana sığır eti getirdiler yedik. Sofra duasını da bana verdiler yaptım. Oradan konser yerine geçtik. Zaten konuda Dede KORKUT’u anmaktı. Sayın okurlarım KORKUT yani bizim Mevlana veya Köroğlu gibi diyebiliriz. Tam Dede KORKUT’un öldüğü yere gittik. Bir çukur kazmışlar. Orada konser başladı. Dünyada ne kadar Türk Cumhuriyeti varsa hepsi buraya gelmiş. Hava buz gibi soğuk, Allah’ım sen güç ver dedim. Bir de Türkiyemin o eşşiz şerefli bayrağını kaldırdılar. Beni anons ettiler. Tercümana dedim ki sevgili yönetmenim burada besteleyip burada okuyacağım. Lütfen tercüme et. Artık söz Türkiyemin ve eşiz Türk sazının.

Gardaş yurdum sana geldim
Dostlar merhaba merhaba
Şükür olsun sizi gördüm
Dostlar merhaba merhaba

Bütün dostlar dizi dizi
Seviyorum hepinizi
Çok memnun ettiniz bizi
Canlar merhaba merhaba

İyi ki gelmişim size
Hayran oldum güler yüze
İsa kurban olsun size
Dostlar merhaba merhaba

Milletlerde bir şey vardır. Orada şakayla söyle dediler. Bir daha burada bestele burada söyle. Hay hay dedim. Karşımda da Maral hanım var o da Kazak bana yardımcı oluyor. Koluma giriyor beni yönlendiriyor. Sahneye yemeğe taşıta götürüyor. Yani can dost. Hemen Maral büyük bir kahkahayla bana döndü. İşaret parmağıyla kendini gösterdi. İsa hocam bana söyle, eh zaten Maral demek ilham demek Maral demek duygu demek. Zaten Maral ceylanın dişisidir sayın okurlarım.

Saza döşendim
Allaha sığındım
Bir uzun hava

Maral maral derler
Anam anam anam
Yaralı ceylan
Vurma avcı sende
Anam Anam Anam

Yok mu din iman
Maral meliyor
Dağı deliyor
Dağlar karalı
Ceylan yaralı
Uyan zalim avcı
Anam Anam Anam
Gafletten uyan

İnsan sayılır mı
Anam Anam Anam
Bir cana kıyan

Maral meliyor
Dağı deliyor
Dağlar karalı
Ceylan yaralı

Sayın okurlarım; Hatırlatayım turnanın da dişisine Suna derler. malumunuz her şeyin dişisi sevimli oluyor. Onun için hep türkülerde, şiirlerde sunam ve maral çok geçer.

Allah içinde kazak kızı maral da güzeldi. Dede Korkutun anma gününde Dede Korkut’ta ne gördüm. Dört tane kaşık; sapları aşağı, kafaları yukarı sırt sırta bir abide dikmişler.
Bu ne diye sordum?.
Dediler ki; kendisi bir kişi kaşık dört
Yani; paylaşmak, bin sene önce Dede Korkut bunu düşünmüş.
Bizimkilerde gökdelenleri sıralıyorlar hala ağlıyorlar yazıklar olsun; haklara tecavüz edenlere yazıklar olsun; can incitip yakanlara yazıklar olsun; menfeati için eğilenlere yazıklar olsun; zalimin yağcılığını yapanlara yazıklar olsun.
Ben de bunlardan biri isem bana da yazıklar olsun…..

 

Ozan İsa KOÇ 

24 Ocak 2012


Yasal Uyarı:
Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları EsenlerHaber.com'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan köşe yazısı/habere aktif link verilerek kullanılabilir.





Yorum Yaz   
YORUMLAR
Toplam yapılan yorum sayısı (2)
NECLA KORKMAZ AVCI tarafından 2012-02-04 03:50:40 tarihinde yazılmış
Esenlerli olarak sizinle gurur duyuyoruz.
Esenlere emek vermiş değerli insanlardan birisiniz. Sizi yakından tanıma fırsatı bulabildiğim için gerçekten çok mutluyum. Birçok aktivitenizin dışında yetiştirdiğiniz öğrencileriniz ile hayata değer katıyorsunuz. Ben bir Esenlerli olarak sizin gibi bir ozanımız olduğu için gurur duyuyorum... İyiki varsınız.
cemil şahin tarafından 2012-01-25 17:33:58 tarihinde yazılmış
Tebrik ederim
Hocam kaleminize yüreğinize sağlık, ne mutlu Türküm diyene.
GAZETE 1. SAYFALARI


döviz

Esenler Haber Gazetesi- Sosyal Paylasim Linklerimiz- Twitter,Linkedin,Facebook

HAVA DURUMU
a

Esenler Haber Irtibat Bilgileri-7-24 Esenlerden Haber
Esenler Haber Irtibat Bilgileri-7-24 Esenlerden Haber